+ anasayfa


+ obezite nedir ?


+ hayatımızı nasıl etkiler ?


Hipertansiyon ve obezite


Kalp hastalığı ve obezite


Eklem hastalığı ve obezite


Karaciğer hastalığı ve obezite


Uyku bozuklukları ve obezite


Kanser ve obezite


Diabet ve obezite


Safra kesesi ve obezite


Psikiyatrik hastalıklar


+ obezite tedavisi


Kime uygundur?


İlaç tedavisi


Mide balonu


Mide bandı


Bay-pas


+ obezite ve beslenme


+ çocuklarda obezite


+ dünyadaki obezite sorunu


+ girişimsel yöntemlerin
morbid obezitede etkileri


+ vki nedir ?


+ vki hesaplama


 
 
 
 

obezite ve beslenme



Obezite vücutta aşırı yağ artımıyla (kilo alımı) ortaya çıkan, çevresel etkilerle tetiklenen genetik zeminli kronik bir hastalıktır. Obezitenin endokrinolojik ve metabolik dengesizlikler sonucunda ortaya çıktığı bilinmektedir. Obezitenin kişilerin sağlıkları üzerinde birçok negatif etkisi vardır. Özellikle kalp, sindirim, kalp, solunum ve bağışıklık sistemlerini doğrudan etkilemektedir. Yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürmekte ve ömrü kısaltmaktadır. Obezite özellikle erken dönemde, yani çocukluk dönemi itibariyle tedavi edilmelidir.

Obezite VKİ birimi kullanılarak sınıflandırılır.

• Kişi VKİ 25'den az ve herhangibir sağlık sorunu yok ise sağlıklı gurupta değerlendirilmektedir. Kişinin sağlığını kalıcı kılmak için kilosunu koruması, sağlıklı dengeli beslenmesi ve egzersiz yapması esastır.
• Kişinin VKİ'si 25-29 arasında ise bu birey kiloludur. Bu bireyin beslenme alışkanlıkları incelenmeli, hataları konusunda eğitilmeli ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaşam tarzı haline gelmesi sağlanmalıdır. Bu grup obezite be obezitenin sebep olabileceği kronik hastalıkların engellenmesinde hedef gruptur.
• Kişinin VKİ'si 30 dan fazla ise bu kişi obez sınıfındadır. Bu kişilerde oluşan kronik hastalıklar (diyabet, tansiyon, kolesterol) belirlenmelidir. Bu tür hastalarda kişilerin sağlık durumları göz önüne alınarak beslenme programları düzenlenmeli ve bu programların egzersizle birlikte aktif bir şekilde izlenmesi sağlanmalıdır. Uyum sorunu yaşayan hastalarda profesyonel yardımın sık görüşmelerle düzenli bir şekilde olması sağlanmalıdır. Bu dönem içerisinde kişilerin yaşam ve beslenme alışkanlıklarını değiştirip bunların kalıcı hale getirilmesi özellikle verilen kilonun geri alınmaması açısından çok önemlidir.
• Eğer kişiler VKİ 27 den fazla ve buna yukarıda belirtilen kronik hastalıklar eşlik ediyorsa aynı yukarıdaki gibi obezite tedavisi standartları uygulanmalıdır. Bu gruplarda 3 ay yakın takip şarttır. Bu takiplerde eğer bir kilo kaybı görülmüyorsa veya bu kilo kaybı 2 kg dan az ise başarısızlık olarak değerlendirilmelidir.
• Kişinin VKİ'si 40 dan yüksek ise bu kişi morbit obezite demektir. Davranış tedavilerine ilaç veya cerrahi müdahale eklenmesi gerektiğini gösterir. Aynı tedavi VKİ 35 den yüksek ve kronik hastalığı olan kişiler için de geçerlidir.


Obezitenin tedavisi bir takım çalışmasıdır. Bu takım içine endokronolog, diyetisyen, psikolog veya psikiyatrist, egzersiz uzmanı, davranış bozuklukları uzmanı bulunması gerekir. Obezitenin önlenmesi konusunda yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları değişiklikleri ve fiziksel aktivite artışı önemli rol almaktadır. Obezite tedavisinde, kişinin kişisel çabası ve çevresel etkenlerin uyumu sonucu başarıya ulaştıran önemli etkenlerdir. Ayrıca obezite tedavisinde kalori kontrollü beslenme programlarına ek olarak davranış terapisi ve fiziksel aktivitede atışı da etkili yöntemlerdir.

• Kontrollü düşük kalori programda 500-1000 kalori/gün azaltılarak program hazırlanmalıdır. Dolayısıyla çok düşük kalorili diyetlerden kaçınılmalıdır.
• Bunun yanında günlük 30-45 dakika/gün orta seviye fiziksel aktivite önerilmektedir.
• Hızlı kilo kaybı hedef olmamalıdır Kilo kaybı hedefi başlangıca göre %10 azalma şeklinde ayarlanmalıdır.
• Kilo kaybı haftada en fazla 500 gr – 1kg arası olmalıdır.
• Günlük beslenmenin %25 yağ,%20 protein ve %55 i karbonhidratlardan gelecek şekilde beslenme programı bireye özel hazırlanmalıdır.
• Eğer ilk 6 ayda kilo kaybı beklendiği gibi olmazsa program değerlendirilmeli alternatif tedaviler hakkında hasta bilgilendirilmelidir.(İlaç tedavisi desteği, VKİ sine göre cerrahi müdahale seçenekleri gibi)


Yeme bozuklukları ise davranış terapileriyle kontrol altına alınmaya çalışılmalıdır. Yeme bozuklukları arasında duygusal sebeplere bağlı yeme isteği, gece yeme sendromu, hızlı yeme, kişinin kendisiyle ilgili olan yetersizlik hissi, dış dünyadaki (sosyal ortamdaki) kontrolsüzlüğü gibi sebepler yer almaktadır. Hastalar bu psikolojik nedenleri kontrol altına almayı davranış terapileri ve psikolog destekle öğrenebilirler. Kilo veriminin devamlı ve verdikten sonra kalıcı olabilmesi için psikolojik faktörlerin kontrol altına alınması gerekmektedir.