psikiyatrik hastalıklar

Obezite bedende aşırı yağ birikimi ile oluşan bir durumdur. Obezite ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Obezitenin gelişiminde hem genetik, hem çevresel ve psikolojik etmenlerin rolünün olduğu düşünülmektedir. Psikolojik etmenlerin de obezite gelişimindeki rolü kesin kabul edilmekte birlikte söz konusu etmenlerin obeziteye nasıl yol açtığı bilinmemektedir.

Obez bireylerde görülen psikiyatrik bozukluklarının başında depresif bozukluk yer almaktadır. Ayrıca kaygı bozuklukları da (yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluğu, sosyal bozukluğu, sosyal fobi, özgül fobi, obsesif – kompulsif bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu) sıklıkla görülmektedir. Obez hastaların normal vücut ağırlığına sahip olanlara göre daha düşük benlik değerine (özgüven) sahip, duygularını ifade etmekte zorlanan bireyler oldukları da saptanmıştır.

Ayrıca beden imajı ile aşırı uğraş ve bozulmuş beden imajı obez hastalarının önemli özelliklerindendir. Tedavi için başvuran obez hastaların bir kısmında da “aşırı (tıkınırcasına) yeme bozukluğu” bulunmaktadır. Bu hastalar aşırı miktarda ve hızlı bir şekilde yemek yerler yemek yemeyi dutduramazlar yeme üzerinde kontrol kalmamıştır ve ardından iğrenme,mutsuzluk,utanma,pişmanlık yaşarlar. Aşırı yeme bozukluğu bulunan obez hastaların bu bozukluğu olmayan obez hastalara göre daha fazla psikiyatrik belirti gösterdiği daha fazla diyeti bıraktığı ve negatif duygulanım sergilediği gözlemlenmiştir.

Bunlar ek olarak insanda ruhsal durum ve yeme davranışı arasında karşılıklı etkileşim olmaktadır. Ruhsal durumda yemek seçimi,yeme miktarı yeme sıklığı arasında, fizyolojik ihtiyaçlardan bağımsız bir ilişki mevcuttur. İnsanda yeme davranışının anksiyete,neşe,üzüntü,öfke,depresyon farklı duygulara göre yaygın olarak kabul edilmektedir. Emosyonel durumla bağlantılı olan yemek yeme davranışı emosyonel yeme olarak tanımlanmaktadır. Emosyonel yemenin beden ağırlığı ile ilişkili olduğu birçok çalışmada gösterilmiştir. Çalışmalarda sıkıntı,depresyon,yorgunluk sırasında yeme miktarında artma,korku,gerilim ve ağrı sırasında azalma olduğu bildirilmektedir. Öfke,depresyon,sıkıntı,anksiyete ve yalnızlık gibi negatif emosyonlarla emosyonel yeme davranışının ortaya çıktığı bildirilmektedir.

Yeme davranışı ve nöronal sistemler arasında karşılıklı etkileşim mevcuttur. Yeme serotonin başta olmak üzere kompleks nöral mekanizmaların kontrolü altındadır. Aynı zamanda gıda alımı,serotoninerjik nöronlarda serotonin salınımının kontrolünde etkili olmaktadır. Serotonin duygudurum,iştah,ağrı duyusu,kan basıncı ile ilgili olduğu bilinmektedir. Hastaların karbonhidrat alımı serotonin salınımına bağlı olarak kendilerini daha iyi hissetmelerine neden olmakta, bunun sonucunda bu gıdalara karşı bir düşkünlük meydana gelmektedir. Karbonhidrat alımı insanların kendini iyi hissetmesine neden olurken aynı zamanda kilo alımına da neden olmaktadır. Yeme davranışı ile karşılıklı ilişkisi olan serotonin aynı zamanda bir çok psikiyatrik bozukluğun olması hastada hem pskiyatrik bozukluğun hem de obezitenin gelişmesini açıklayabilir.

Toplumda gençlik,güzellik ve incelik gibi değerlere verilen önem bireylerde yetersiz ve çekici olmadıkları duygusuna neden olmaktadır. Bu nedenle ve insanların uzun bakışları,fısıltı ile yorum yapmaları gibi sosyal etkenlerin sonucunda bu hastaların yaşadıkları toplum dışına itilme davranışı depresyon,kaygı ve diğer bozuklukların gelişmesine katkıda bulunabilir. Yapılan çalışmalar obezitenin şiddetinden çok varlığının ruhsal bozukluklarla ilişkili olduğunu düşündürmektedir.

Diğer taraftan obez hastaların ailelerinde psikiyatrik hastalıkların sık görüldüğü yönünde bulgular mevcuttur. Bulgular obez hastalarda görülen psikiyatrik hastalıklara, genetik yatkınlık ile birlikte ailede psikiyatrik hastalıklara bağlı olarak oluşan parçalanmış aile ortamında yada ihmale maruz kalarak büyümenin neden olduğunu desteklemektedir.

Obezite tanınması en kolay ve tedavisi en zor tıbbi durum olarak tanımlamaktadır. İster farmakolojik, ister psikoterapötik ya da davranış tedavileri olsun hemen bütün tedavi yöntemlerinde kilo kaybından sonra hastanın şiddetli stres altında tekrar eski yeme alışkanlığına döndüğü görülmüştür. Bu durumda girişimsel ve cerrahi sağıltım (tedavi) yöntemleri kullanılmalıdır. Bu açıdan psikiyatrik tedavinin ve izlemin obezitenin kontrolünde önemi büyüktür.

Online Sağlık Danışma Hattı

Obezite ile ilgili soru ve sorunlarınızı Dr. Levent Eminoğlu ile paylaşabilir ve kendisinden yol gösterici yanıtlar alabilirsiniz. Obezite konusunda merak ettiğiniz konularda bilgilenmek için yandaki formu doldurmanız yeterlidir. En kısa sürede size ulaşılacaktır.

Size en iyi şekilde yardımcı olabilmemiz için lütfen formu doğru ve eksiksiz olarak doldurunuz. Kişisel bilgilerinizin gizliliği titizlikle korunacaktır.